Sayfalar

KARAR: SUÇSUZ!

KARAR: SUÇSUZ!
31 Ocak 2005 tarihinden beri mahkeme salonlarının en ünlü konuğu olan Michael Jackson, hakkındaki sayısız iddiayı geride bırakarak suçsuz olduğunu kanıtladı. Yaklaşık beş aydır hayatının en zor anlarını geçiren şarkıcının bu süreçte neler yaşadığını analiz ettik.

MICHAEL JACKSON
MICHAEL JACKSON

Pop müziğin bir numaralı ismi Michael Jackson, müzik dünyasında var olduğu ilk günden bu yana tüketicinin olduğu kadar magazin aleminin de ilgisini çekti. Kameraların her daim üzerinde olduğu Jackson, kimi zaman basından kaçmak için enteresan yöntemlere başvurdu; kimi zaman da izole bir hayat sürmek için devasa çiftliğine kapandı. Ancak hiçbiri onun ve saklamaya çalıştığı hayatının gazete sütunlarına taşınmasına engel olmadı.
Hollywood dünyasının ünlü isimleriyle olan arkadaşlıkları, evlilikleri ve her şeyden önemlisi Michael Jackson denince ilk olarak akla gelen estetik ameliyatlarıyla gözler hep onun üzerindeydi. Yakın arkadaşı Elizabeth Taylor için gecenin bir yarısı İngiltere'nin en prestijli mağazasını açtırması, Elvis Presley'e olan hayranlığı yüzünden kızı Lisa Marie Presley ile evlendiğinin iddia edilmesi, sokağa çıkarken taktığı maskeleri, küçücük çocuğunu kaldığı otelin balkonundan aşağı sallandırması, koruma ordusuyla gezmesi, milyonlarca doları bulan klipleri onu hep manşetlere taşıdı.
Sadece bunlar mıydı Michael Jackson'ı bu denli magazinel bir konu haline getiren? Değildi tabi ki de. Çok satan albümlerinin ve ilk etapta tuhaf gelen davranışlarının ardından Michael Jackson adını, tüylerimizi diken diken eden bir olayla bir arada duymaya başladık: Çocuk tacizi!
Çocuk tacizi haberleri ilk kez 1993 yılında medyada kendine yer buldu. İddiaların gün yüzüne çıkmasıyla beraber Michael Jackson cephesinde de sular bulanmaya başladı. Bu iddialardan kurtulmayı başaran Jackson, 2003 yılına gelindiğinde bombayı patlattı: "Yatağımı erkek çocuklarıyla paylaştım, ancak bunda cinsel yön olmadı."
Bir yıl sonra 2004'te Michael Jackson adı yine gündeme geldi. Bu seferki konu 15 yaşındaki bir çocuğun Jackson'ın Santa Barbara'daki Neverland Çiftliği'nde arazi aracından düşmesi ve yaralanmasıydı. Çocuk, helikopterle hastaneye kaldırılmıştı; ancak şarkıcının olay sırasında çiftlikte olup olmadığı hiçbir zaman açıklık kazanmadı. Bu olaydan sadece 5 ay gibi kısa bir süre sonra ise Michael Jackson'ın kariyerini yerle bir edebilecek nitelikte bir haber gazetelerde yer aldı. Haber metni kısaca şöyleydi: "Geçen yıl kasım ayında polisin yaptığı baskında ele geçen pornografik dergilerin üzerinde Michael Jackson ve kendisini tecavüzle suçlayan çocuğun parmak izleri çıktı! Jackson, komplo ve bir çocuğa alkol vermekle suçlanıyor."
Bu haberin ardından tüm dünya medyası kameralarını Neverland Çiftliği'ne ve çiftliğin ünlü sakini Michael Jackson'a çevirdi. Michael Jackson, her zaman olduğu gibi sessizliği korumayı tercih ederken tek açıklaması 'suçsuz' olduğu yönünde geldi. Çocuklara olan düşkünlüğünün yanlış anlaşıldığını ısrarla söyleyen Michael Jackson'ı sarsan asıl şok, Ocak 2005'in ilk günlerinde geldi. Kendisine dava açan çocuk haricinde, Michael Jackson ile herhangi bir şekilde cinsel bağlantısı bulunduğunu o tarihe kadar basında ya da özel olarak anlatan 7 çocuk daha taciz davasında hazır bulunup Jackson aleyhinde ifade verecekti.
5 Kasım 2004'te açılan dava, 31 Ocak 2005'te görülmeye başlanmıştı. Michael Jackson'ın tuhaf olarak nitelendirilen davranışları mahkeme döneminde de dikkatlerden kaçmamıştı. Mahkeme salonuna korumalarının yardımıyla gelmesi neyse de pijamalarıyla mahkemeye katılması herkesi şaşkına çevirmişti. Peki Jackson'ın aklanmasıyla sona eren mahkeme sürecinde neler oldu dersiniz?
31 Ocak 2005 tarihinde görülmeye başlanan davayı, daha ilk günlerinden itibaren dünyanın dört bir yanından gazeteci ordusu takip ediyordu. Mahkemeye beyazlar içinde gelen Jackson, zafer işareti yaparak salona girerken, 10 ayrı suçtan hakim önüne çıkıyor ve alabileceği ceza da 20 yıla kadar ağır hapis olarak nitelendiriliyordu. Mahkemede savcılığın görgü tanığı olarak çağıracağı kişilerin arasında Jackson'ın ikinci eşi ve çocuklarının annesi Debbie Rowe'un da adının geçmesi ister istemez çift arasındaki gerilimi arttırdı. Rowe'un Jackson'ın tuhaf yaşam tarzı ve alışkanlıkları ile ilgili olarak ünlü yıldıza zarar verecek ifadeler verebileceği belirtiliyordu. Bu iddiaların ortaya atıldığı dönemde Jackson'ı ilk suçlayan kişi olan Jordy Chandler'ın başına gelenleri anlattığı teyp kayıtları da ilk kez yayınlandı. Jordy, psikiyatrist Dr. Richard Gardner'a, Jackson'ın kendisine sarılarak uyuduğunu, dudaklarından öptüğünü ve eğer kendisini reddederse Jackson'ın ağladığını anlatıyordu.
Gün geçtikçe aleyhinde gelişen olayların artması Jackson'ın da sinir sistemini alt üst etmişti. Ayakta durmakta zorlanan Jackson, mahkemeye korumalarının kollarında gidip geliyordu ve manen çökmüş olduğu medyaya yansıyordu. Ancak iddiaların ardı arkası kesilmiyordu. 14 yaşındaki Star Arvizo, Jackson'ı çiftlikte iki kez kardeşine sarkıntılık ederken gördüğünü söylemekle kalmayıp şarkıcının çocuklara alkol verdiğini ve porno izletip çıplak dolaştığını da iddia etti. Tüm bu iddiaların yanı sıra Jackson'ı rahatlatan ifadeler de alınmaya başlandı. Jackson'ı tacizle suçlayan çocuklardan biri, öğretmenlerinden birine şarkıcı ile aralarında hiçbir şey geçmediğini söylediğini kabul ederek Jackson hakkında ileri sürdüğü iddiaların asılsız olduğunu belirtti Jordy ve Star'ın ardından.
Ancak iddiaların ardı arkası kesilmiyordu. Jackson'ın eski hizmetçisinin oğlu Jason Francia, mahkemede gözyaşları içinde şarkıcının kendisini 7 yaşından 10 yaşına kadar üç kez taciz ettiğini ve annesine söylememesi için para verdiğini iddia etti. Böylece 1994'te 2 milyon dolarlık bir anlaşma ile kapandığı söylenen mesele ilk kez kamuoyu önünde açıklanmış oldu. Nisan 2005'te ortaya atılan bir diğer iddia ise Neverland Çiftliği'nde güvenlik görevlisi olarak çalışan Ralph Chacon'dan geldi. Chacon, Jackson'ın 9-10 yaşlarındaki bir çocukla oral seks yaptığını iddia ediyordu. "Banyodan gelen sesleri duydum ve içeri baktım. Michael çocuğa oral seks yapıyordu" diyen Chacon, iddiasıyla herkesi sarsmıştı.
Davanın son dönemecine girildiğinde ise birbiri ardına Michael Jackson lehinde tanıklık yapılmıştı. 'Evde Tek Başına'nın yıldızı Macaulay Culkin, mahkemede tanık kürsüsüne çıkarak Jackson'a yöneltilen iddiaların saçma olduğunu ve kendisinin de şarkıcı tarafından tacize uğradığı yönündeki iddiaları da haberlerden öğrendiğini belirtti. Culkin'in yanı sıra ünlü talk-showcu Jay Leno ve Chris Tucker da mahkemeye gelerek Jackson'ın suçsuz olduğu yönünde ifade verdi. Jackson'ın ünlü tanıklarından bir diğeri ise efsane aktör Marlon Brando'nun 9 yaşındaki torunu Prudence Brando'ydu. Prudence'in Jackson'a dava açan çocukla ilgili olarak "O son derece yaramaz ve şımarık biriydi. Her tarafı karıştırır, gelen geçene elindeki şekerleri atardı. Porno dergileri Neverland'e getiren, gizlice şarap içen de oydu" dediği ileri sürüldü.
Savcılığın 85, savunmanın 15 tanığının ardından karar için kapanan jüri üyeleri Michael Jackson hakkındaki nihai sonucu 13 Haziran 2005 tarihinde açıkladı. 14 hafta süren mahkeme ve 98 sayfalık tutanak sonucunda 12 kişilik jüri heyeti Michael Jackson'ı suçsuz bularak şarkıcının 10 ayrı suçtan beraatine karar verdi.
derleyen: zeynep okyay

Living with MJ - Bölüm 2

Dikkat: Bu, yazim ve anlatim hatalarinin henuz duzeltilmemis oldugu, ilk ceviridir.

MjTurkFan'n Hediyesidir.

Michael Jackson-Bashir Röportajı (Living With MJ)

2. CD

Jackson : “Tanrım lütfen bana hasta bir çocuk verme, lütfen” dedim. Ve bekledim. Bir saat, iki saat, üç saat, Dört saat, çok korkmuştum. Yaklaşık beş saat sonra bir hemşire geldi ve “Evet, artık eve gidebilirsiniz” dedi. Çok sevinmiştim.

Bashir : Sonra da Paris doğdu.

Jackson : Evet.

Bashir : Kızın

Jackson : Evet

Bashir : O nasıldı? Doğumunda orada mıydın?

Jackson : Elbette. Sihir gibiydi. Yanlış yönde çıktı. Yüzü ters yöne bakıyordu. Göbek bağı tarafından boğuluyor gibiydi. Ben de endişeliydim. Daha uzun sürdü. Ve onu eve götürürken çok heyecanlıydım, her şeyini ben temizledim. Denilebilir ki onu kaptım, eve götürdüm ve tüm vücudundaki kanı kendim temizledim.

Bashir : Şaka yapıyorsun!

Jackson : Evet, Şaka yapmıyorum. Ona bir havlu buldum ve koştum. Sorun olmayacağını söylediler. Her şeyin normal olduğunu söylediler. Sonra onu eve getirdim ve her yerini temizledim.

Bashir : Yeni doğmuştu!

Jackson : Biliyorum.

Bashir : Bunu neden yapmak istedin?

Jackson : Çünkü doğru olduğunu hissettim. Öyle olduğunu söylediler. Debbie olur dedi. Ve doktordan izin aldım. Sanırım kötü şeyler söylemelerinden korktum. Ancak kötü haber yoktu. “yaşıyoruz” dedim ve korktum. “kötü bir şey duymak istemiyorum” dedim “sadece git”

Bashir : Sanırım Debbie hala hastanedeydi çünkü yeni doğum yapmıştı.

Jackson : Evet

Bashir : Bebeği daha ilk dakikalarda kaybetme konusunda olur verdi mi?

Jackson : bana o söyledi.

Bashir : Sana bebeği almanı mı söyledi?

Jackson : Evet, dedi ki “yap, istediğinin bu olduğunu biliyorum”. “ben evet diyorum sen de diyor musun”, “elbette” dedi.

Bashir : Bu, bebeğiyle bir araya gelmesinden ne kadar önceydi?

Jackson : Teknik olarak bilmiyorum, kesin olarak hatırlamıyorum. Unuttum.

Jackson : bunu gördün mü? Ne kadar güzel olduğunu gördün mü? Buraya daha önce geldin mi?

Bashir : Hayır gelmedim.

Jackson : Şuna bak.

Bashir : İnanılmaz. Bahsettiğin mağaza bu mu?

Jackson : ilerde, yakında orada olacağız.

Bashir : Bahsettiğin tabut bu mu? Satın aldığın?

Jackson : Evet, muhteşem değil mi?

Bashir : Evet bir bakalım. İçeri girelim ve bakalım. Bu mu?

Jackson : Evet, muhteşem değil mi?

Bashir : Wow!

Jackson : Yüzüne bak, bu çok güzel.

Bashir : Bu gerçek bir tabut. Taklidi-

Jackson : Tutankamon, taklit evet. Ve bu altından.

Bashir : Ve sen bunu aldın?

Jackson : Evet.

Bashir : Neden aldın bunu?

Jackson : Çünkü ona bayıldım. Sanata bak, mükemmel. Tam bir sanat eseri.

Bashir : Böyle bir şeyin içine gömülmek ister miydin?

Jackson : Hayır ben hiçbir zaman gömülmek istemiyorum.

Bashir : Gerçekten mi?

Jackson : Evet

Bashir : Sana ne olmasını isterdin?

Michael : Sonsuza kadar yaşamak isterdim.

Bashir : Çocuklarını normal yetiştirmeye çalışıyor musun?

Jackson : Evet, elbette.

Bashir : Ya okul gibi şeyler, eğitim? Okula gidiyorlar mı?

Jackson : Evet okulları var.

Bashir : Peki ya normal bir okula gidiyorlar mı?

Jackson : Asla!

Bashir : Neden?

Jackson : Olmazdı

Bashir : Neden?

Jackson : Her gittiğimiz yerde Paparazzi tarafından kovalanırdık. Okulda heryerde basın istemiyorum. Çalılarda, ağaçlarda. Bana nasıl olduğunu gördüm. Aynını ve daha kötüsünü onlara yapıyorlar. Kıskançlıkla ya da öğretmenlerin “sana Michael Jackson’un çocuğu olduğun için farklı davranacağımı sanma” gibi laflarıyla uğraşmak istemiyorum. Onlar farklı davranılmak istemiyorlar. Bunlarla uğraşmalarını istemiyorum.

Bashir : Öyleyse gerçekten normal bir yaşantıları yok değil mi?

Jackson :Hayır, hayır.

Bashir : Elimi tut, benim ve babanın elini tut.

Jackson : Ona bırak dediğimde bırakmasını söyle. Çek, çekil, işte böyle yapıyor. Ona benim bazen imza dağıtmam gerektiğini söyle.

Bashir : Hayatının onlar üzerindeki etkilerinden endişe duyuyor musun? Sen bir starsın ve onlar da bunun bir parçası olmak zorunda. Başka seçenekleri yok.

Jackson : Evet öyle. Ve başarılı bir şekilde gitti, geçmişte, birçok kez. Bu senin kili, onların dünyasını nasıl şekillendirdiğin, ve birçok insan bunda oldukça başarılı oldu.

Jackson görüldüğü gibi baba olmayı çok seviyordu. Ve bana bir sürprizi vardı. Prince ve Paris’in yeni bir kardeşleri vardı. Ve o da otelde dadısı ile birlikteydi.

Bashir : Yakın zamanda üçüncü çocuğun oldu.

Jackson : Evet.

Bashir : Doğumu esnasında orada mıydın?

Jackson : Evet,

Bashir : Neye benziyor, ismi nedir?

Jackson : Prens 2. Michael, biz ona “Örtü” diyoruz.

Bashir : Örtü mü diyorsunuz?

Jackson : Evet.

Bashir : Neden ona Örtü diyorsunuz?

Jackson : Çünkü bu kelimeyi ailem ve çalışanlarıma da kullanıyorum. “beni örtmelisiniz, onu bir şeyle örtmelisiniz” diyorum, kastettiğim, Örtünün bir kutsama olması. Sevgi ve ilgi göstermenin bir yolu.

Bashir : Örtü’nün annesi kim?

Jackson : Örtü’nün annesini söyleyemem. Bombardımana uğrar. Kontrata bağlı bir anlaşmamız var , kim olduğu ile ilgili konuşamam. Bunu böyle çözdük.

Bashir : Senin ilişkide olduğun bir kişi miydi?

Jackson : Evet

Bashir : Ama sen bunu sakladın?

Jackson : Evet.

Bashir : Çünkü o kimsenin bilmesini istemiyor?

Jackson : Evet. Gazetelerde, tabloidlerde olmak istemiyor. İstemiyor ve ben de onu suçlamıyorum. Çünkü yorumlarının ne kadar pislik torbası olabileceğini biliyor ve –

Bashir : Annelerden herhangi biri şu anda seninle yaşıyor mu?

Jackson : Benimle yaşıyor mu? Hayır!

Bashir : sen ve çocuklar için bu zor değil mi?

Jackson : Hayır, neden zor olsun ki?

Bashir : Çocuklar annelerini aramıyorlar mı?

Jackson : Hayır, iyiler. Kaç tane çocuk, etrafta babası olmadan sadece annesiyle yaşıyor, kimse buna bir şey demiyor. İyi zaman geçiriyorlar.

Bashir : Demek ki sende durum tam tersi.

Jackson : Evet. Harika zaman geçiriyorlar. Hayatlarında yeterince kadın var. Her yerdeler. Evimin her yerinde kadınlar var. Tüm gün onlarlalar.

Bashir : çocuklarının hiçbirinin annesi olmamasının garip olduğunu söyleyen birine ne derdin?

Jackson : Yaptığın her şeyle ilgili insanların yargıları olabilir, bu da beni rahatsız etmiyor. Herşey birilerine göre gariptir. Bu röportaj da birilerine göre garip değil mi? Öyleyse kimin umurunda?

Binlerce mil uzakta, Jackson’un bir baba olarak davranışı ciddi problemler doğurmak üzereydi. Birkaç hafta sonra, Berlin’e onu görmeye gittim. Ve tam benim geldiğim sıralarda, bu olay gerçekleşti. Michael Jackson Berlin’deki bir otelin penceresinden yeni bebeğini sarkıtmıştı. Dışarıdaki hayranları çıldırıyordu odasına çıktığımda endişeliydim, daha önce görmediğim manik bir yanı vardı. Ve dışarıda çığlıklar atan kalabalığın ilgisi de hoşuna gidiyordu.

Bashir : Orada ne yazıyor? “Sizi tüm kalbimle seviyorum, Michael Jackson”, bu otelin yastığı mı?

Jackson : Evet

Bashir : Biraz önce ne söylüyorlardı?

Jackson : S------- basın, Michael sen Kralsın.

Bashir : s----- basın?

Jackson : S-------- basın, Michael sen Kralsın, bana sözleri söyletme.

Los Angeles’te bir mahkemede bir haftalık bir duruşmanın ardından Berlin’e gelmişti. Mahkeme olayı hakkında medya yorumu, yüzünün ayrılıkçı oluşu idi.

Bashir : Berlin hakkında ne düşünüyorsun?

Jackson : Berlin’i çok seviyorum.

Hayranları oteldeki idollerini bir kez daha görmek istiyorlardı. Yüzü hakkındaki yazıların onu incitip incitmediğini merak ettim.

Bashir : Davanın basın tarafından ele alınışı hakkında ne düşünüyorsun?

Jackson : hiçbirini görmedim. TV seyretmiyorum. Tabloidlere bakmıyorum. Tabloidlerden nefret ediyorum. Bence hepsini yakmalı. Onlardan dağlar yapıp yakmalı. İnsanlar bunun gerçekle ilgisi olmadığını bilmeli. Sansasyonalizm, bu cahillik. Gerçekten öyle. Lady Diana’ya da yaptılar. Sanki onlar tarafından avlandı.

Bashir : Senin dış görünümünle ilgili mahkemede büyük bir olay yaratmalarına ne diyorsun? Hikaye bundan ibaret galiba.

Jackson : Bak, bak!!!

Bashir : Ne yapıyordu o? Jackson dansı mı?

Jackson : her başladığında polis onu çekip götürüyor. Bir türlü devam edemiyor, zavallı adam. Ayak vuruşunu, dönüşü yapıyor ve sonra onu alıp götürüyorlar.

Bir restorana doğru yöneldik, Jackson’un hayranları oraya daha önce varmıştı. Aralarında bir numaralı hayranı da vardı ve en sonunda dansını gösterebildi.

Bashir : Bunu ne kadar zamandır yapıyorsun?

Hayran : Küçüklüğümden beri

Biz ayrıldığımızda, atmosfer ısınmaya başlıyordu.

Jackson : O posterlerden istiyorum, Haydi! Onu bana ver lütfen. Bebekler, daha fazla istiyorum.

Hayran : İsrail’den buraya kadar geldim.

Hayran 2 : Sarılabilir miyim?

Jackson : İzin verin girsin!

Hayran 2 : Seni seviyorum

Jackson : Ben seni daha çok seviyorum.

Jackson Otele geri dönerken, Örtü olayı ile ilgili bir anlaşmazlık olmuştu. Sonraki sabah, bana çocukları ile ne kadar ilgili olduğunu göstermeye kararlıydı.

Jackson : Seni seviyorum!!

Bashir : İşte burada.

Jackson : İşte biberonun!

Bashir : evet, şimdi şu şeyi çıkartalım,

Jackson : Hayır, Lütfen, ağlama, Örtü, Örtü, seni seviyorum. Ben çocuklarımı çok seviyorum. Hem de çok.

Bashir : Yemeğini beğeniyor u?

Jackson : Evet.

Bashir : İnsanların söylediği şeylerden haberin var mı?

Jackson : Tümü cahilce. Kendi çocuğuma ya da başka bir çocuğa asla bunu yapmam. Bu aptalca. Eğer onu balkondan atacak olsaydım neden yüzünü eşarpla kapladım? Aşağıdaki binlerce hayrana el sallıyorduk. Onlar tezahürat yapıyordu, çocuğumu görmek istediler. Onlara gösterdim. Masumca bir şey yaptım.

Bashir : Karnı aç değil mi?

Jackson : Sütü seviyor. Bu güzel. Teşekkürler.

Jackson’un davranışları beni alarma geçirmeye başlamıştı. O günün ilerleyen saatlerinde Paris be Prince’i Berlin hayvanat bahçesine götürdü. Bir aile gezisi olması gerekiyordu. Ama basın oradaydı. Birisi onlara tiyo vermişti. Michael gorilleri görmek istiyordu. Ancak gezinin kaosa dönmesi gerçeğine de çok kayıtsız kaldı.

Bashir : Tuttum seni, Prince bende!

Çocukların güvenliği için endişe duyarak, kendimi bir paparazzi selinin içinde buldum. Bu, iki küçük çocuğa göre bir gezi değildi, herkes bunu görebiliyordu, Jackson hariç.

Jackson’un Neverland’da tanıştığım aynı adam olduğuna inanmak çok güçtü. Bu garip davranışı ile ilgili ilk konuşma fırsatını o akşamki bir hayır açık artırması sırasında buldum.

Bashir : Bu günkü hayvanat bahçesi gezisi hakkında ne düşünüyorsun?

Jackson : Hayvanat bahçesine gitmeye bayılıyorum, zor olsa bile. Ancak gorilleri gördüğüm sürece mutluyum. Gorilleri çok seviyorum.

Bashir : Prince’in gözüne bir şey batmadı mı?

Jackson : Prince’in gözüne bir şey mi battı? Hayır?

Bashir : İyi mi?

Jackson : İyi.

Bashir : Çocuklar etrafındaki insanlar yüzünden çok baskı altındaydı.

Jackson : Biliyorum. Çok üzücü. Ama doğdukları gün onları çevrelediler, hastanenin etrafında uçan helikopterler vardı, iki sokak aşağıda uydular.

Bashir : Dadılar ya da korumalar onları yalnız götürseler daha kolay olmaz mı- bu gün yaşamak zorunda oldukları şeyi yaşatmak yerine?

Jackson : Hayır çünkü o riski alamam. Bir şey olursa bu benim suçum olmalı.

Bashir : Gerçekten mi? Yani yanlarında sen olmadan onların korumalarla dışarı çıkmasına izin vermez misin?

Jackson : Güvenlikte çok fazla, kelimeyi kullanmak istemiyorum.. ama sınırda yürümek zor olurdu. Çok kırılgan.

Bashir : Bu haftan çok zorlu geçti değil mi? Çünkü medya seni çocuklarına karşı sorumsuz olmakla suçluyor!

Jackson : Medya yanılıyor. Çocuklarımı seviyorum. Oğlumu sıkı ve kuvvetlice tutuyordum. Neden bir bebeği balkondan atayım ki? Bu duyduğum en aptalca hikaye. Çocuklarımı çok seviyorum, ve onlar da bunu biliyorlar. Bebeği görmeden iki dakika önce Prince de aynı şeyi yaptı ve –

Bashir : Gördüm.

Jackson : Ama onları sıkı tutuyordum.

Bashir : Fazla heyecanlanmış olabilir misin?

Jackson : Hayır!

Bashir : Neydi peki?

Jackson : Tezahürat yapıyorlardı. Çocuğu görmek istediler. Ben de gösterdim. Ama düşmesine izin verecek değilim.

Bashir : Ama aslında onlara bebeği göstermedin çünkü yüzü örtülüydü.

Jackson : Ruhu hissettiler. Ve o da karşılık verdi. Şarkı söyler gibi sesler çıkardı.

Çocukluğundan beri süren sahne yaşamı sayesinde, Jackson’u bu gün fazla şaşırtmamıştı. Ve Şov devam etti. Ceketlerinden birini bağışladı, 16,000 Pound’a alıcı buldu. Ve hayranları yine de ona ulaşmaya çalışıyorlardı.

Hayran : Seni seviyorum Michael, sana sarılabilir miyim?

Jackson : Elbette.

Hayran 2 : Almanya seni seviyor Michael!

Jackson : Ben de Almanya’yı seviyorum.

Berlin’deki son geceydi. Ve Jackson Almanya’nın Bambi Ödülleri için ana adaydı. Hayat boyu süren bir sanat yaşamı için ödüllendirilmek üzereydi. Ancak Jackson çok sıkıntılı görünüyordu. Ve ilk kez, kameraların kendisine odaklanmasını istemedi. Sadece hayranlarının bağlılığını görüntülememizi istiyordu.

Güvenlik görevlileri sahne arkasında son kontrollerini yaparken, ödülü için konuşmalar başladı. Ayrıntılı bir tanıtım organizasyonu hazırlanmıştı. Ancak Jackson’un Berlin’e yaptığı üzücü gezide, yine de gülünecek bir hatıra kaldı.

1. Sanatçı : Teşekkürler Michael, O kral!

2. Sanatçı : Bu kadar güzel bir şarkı yazdığın için teşekkürler Michael Jackson!

Tümü almanca olan seremonide, Jackson sahneye erken çıktı. Bu anlaşmazlık hepimiz için çok şaşırtıcıydı. İlk çağırılan isim o değil, ödülün sunucusu Boris Becker’di.

Becker : Milenyumun ilk ve tek Bambi pop starına, Michael Jackson!

Bu ödül, pop kralı olarak onun yerini sağlamlaştırmalıydı. Ama bu yolculuğun sonunda hiçbir yararı olmadı. Ve beni meşgul eden bir şey daha vardı. Neverland’da onun arkadaşlarından biriyle, 12 yaşında bir çocukla karşılaşmıştım.

Michael Jackson’u tanıdığım zaman içinde, hayatının çoğu yönünden bahsettik. Biri hariç. Çocuklarla olan ilişkisi. Benim için, belki de hikayenin en rahatsız edici tarafı.

Her zaman yaptığı gibi, bir grup mağdur çocuğu Neverland’a davet etti. Şanslarına inanamadılar.

Jackson : Eğer bu tarafa bakarsanız oyun odasını göreceksiniz. İşte orada. İçinde büyük bir makine var gördünüz mü? Ve bu da tenis kortu, hey, sıkı tutun, düşme!

Çocuk : Bizimle dans edecek misin?

Jackson : Aman Tanrım, siz de dans ederseniz, dans ederim,. Çünkü ben biraz utangacım.

Çocuk : Bizim için dans edecek misin?

Jackson : Sen de benimle dans etmelisin!

Çocuk : Bize nasıl Ay yürüyüşü (moonwalk) yapıldığını göster!

Jackson : ben nasıl moonwalk yapıldığını bilmiyorum. Sizden öğrendim. Tamam, daha kalkmayın, bir kez daha ötecek, evet şimdi inelim, Koşmayın! Ne yaparsanız yapın koşmayın!

Çocukların orada olmasından memnundu, Onlar da orada olmaktan.

Çocuk : Su araçlarınız var mı?

Jackson : Şu dağın arkasına bir su parkı yaptıracağım.

Çocuk : burada bir tane var mı?

Jackson : Hayır, yaptıracağım.

Çocuk : İstediğimiz şeye binebilir miyiz?

Jackson : Elbette!!

Çocuklar istediklerini aldılar. Ve her şey bedavaydı. Ve bir günlüğüne, Jackson onlardan biri oldu.

Problem şuydu, ben de herkes gibi, 10 yıl önce çocukların geceyi Neverland’da geçirdiğini biliyordum. Onlardan biri, 13 yaşında bir erkek çocuğu, Jackson’u cinsel tacizle suçladı. Ona milyonlarca dolara mal olan bir suçlama. Şimdi daha dikkatli davranacağını sanıyordum. Ancak çocukların hala bazen geceyi orada geçirdiğini öğrenince çok şaşırdım. Bazen evinde, bazen yatak odasında.

Bashir : Gavin, Michael’in çocuklara böylesine iyi bağlanmasını sağlayan şey nedir?

Gavin : Çünkü o kalben gerçek bir çocuk. Tıpkı çocuk gibi davranıyor. Bir çocuğun nasıl olduğunu biliyor. Bir çocuğun nasıl düşündüğünü biliyor. Bence sen sırf toplum “18 ve yukarısı yetişkindir” diyor diye yetişkin olmazsın. Sorun değil. Ne zaman istersen o zaman bir yetişkin olursun.

Jackson : bu harika değil mi? Artık hasta değil! Kanser yok. Hepsi geçti.

Kardeş : şimdi benden uzun boylu

Jackson : Ve ona öleceğini söylemişlerdi. Harika değil mi?

Kardeş : Aileme cenaze için hazırlanmalarını söylediler. Çünkü şansı yoktu.

Jackson : Ailene cenaze için hazırlanmasını söylediler?

Kardeş : Büyümeyeceğini, çocuk sahibi olmayacağını söylediler ama kemoterapi sırasında bile .........’i vardı.

Gavin : 1,25’ten 1,65’e uzadım.

Jackson : Gördün mü, tıp herşeyi bilmiyor.

Gavin’e göre, kanseri yenmesini Michael’in arkadaşlığı ve desteği sağlamıştı. O günden beri yakın arkadaşlar.

Bashir : Burada kaldığında evde mi kalıyorsun? Michael sana her şeyden faydalanma izni veriyor mu?

Gavin : Bir gece, onun odasında yatıp yatamayacağımı sordum. Odasını görmek için. “Michael, sen yatağında yat” dedim. O ise “hayır, sen yatakta yat” dedi. Ben de “hayır sen yatakta yat” deyince o “eğer beni seviyorsan yatakta sen yat” dedi. Ben “Adamım” dedim. Ve sonuç olarak yatakta ben yattım. O gece çok eğlenceliydi.

Jackson : Ben yerde yattım, rahatsız değildim değil mi?

Gavin : Hayır, tüm battaniyeleri yere koydun.

Bashir : Ama michael, sen 44 yaşındasın. Bundan ne zevk alıyorsun?

Gavin : O dört yaşında.

Jackson : Evet Dört yaşındayım. Sanırım onlar benden ne alıyorsa ben de onlardan onu alıyorum. Birçok kez söyledim, ilhamımın çoğunu çocuklardan alıyorum. Yazdığım tüm şarkılar, tüm danslarım, tüm şiirler, bu masumiyet düzeyinden ilham alınarak yapıldı. Bu bilinçli saflık. Ve çocuklarda bu var. Çocukların yüzünde Tanrıyı görüyorum. Ve etrafında olmayı da çok seviyorum.

Jackson : Siz hala geç mi yatıyorsunuz? Bazen sizin evinizi çok geç arıyorum.

Gavin : Evet.

Jackson : Ama bana geç aramamı sen söyledin.

Bashir : İnsanlar başka ailelerden çocukların senin evinde odanda kaldığını duyduklarında-

Jackson : Çok azı ama!

Bashir : Ama bazıları evet, ve “yetişkin birisinin bunu yapması uygun mu?” dediklerinde buna nasıl cevap verirsin?

Jackson : Onlar için üzülüyorum çünkü bu tek istediği insanlara yardım etmek olan birini yargılamak. Neden yatağını paylaşmayasın ki? Yapılabilecek en sevgi dolu şey birisi ile yatağını paylaşmaktır.

Bashir : Gerçekten böyle mi düşünüyorsun?

Jackson : Evet, elbette.

Gavin : Kullandığın, her gece içine girdiğin şeyi veriyorsun. Uyuyorsun ve onu birisiyle paylaşıyorsun-

Jackson : “İstersen yatağımı alabilirsin. Orada uyu! Ben yerde de yatarım, sen yatakta yat.”her zaman daha iyisini arkadaşına ver. Tıpkı yerde yatmak üzereyken ona dediğim gibi, “sen yatakta yat ben yerde yatarım”.

Bashir : Onun kalabileceği yedek bir oda ya da ev yok mu?

Jackson : Tabi ki misafir odalarımız var ama çocuklar buraya geldiklerinde hep benimle yatmak istiyor. Misafir odasında kalmak istemiyor. Ve ben hiç onları odama davet etmedim. “bu gece seninle kalabilir miyiz?” diyorlar. Ben de “ailen için ok ise tabi ki” diyorum.

Bashir : Ailen senin burada Michael ile olmandan hoşnut mu?

Gavin : Evet annem oldukça mutlu. Onların mutlu olduğunu biliyorum çünkü ben mutluyum.

Bashir : Seninle geliyorlar mı?

Gavin : çoğu zaman ailemle değil, Michael’leyim.

Bashir : Ama onlar burada olmandan memnun?

Gavin : Evet.

Bu konuşmadan sonra çok kötü hissettim. Jackson’u takıntı olduğunu düşündüğüm çocuklarla ilgili bu şey ile ilgili karşıma almam gerektiğini biliyordum. Kaçınılmazdı. Yeni yılın başında, bu kez Miami Florida’da, Jackson benimle son kez görüşmeyi kabul etti. Cevap verilmemiş sorular vardı. Birçok. Hayatının dürüst olmadığını düşündüğüm yanları. Yüzü, plastik cerrahi ile ilgili inkarları, Örtü’nün annesi ile olan ilişkisi, ve tabi ki Neverland geceleri. Onu karşıma almak kolay olmayacaktı, ama olmalıydı.

Biz röportaja hazırlanırken, atmosfer oldukça gergindi. Bu kez, Jackson kendi ışık uzmanını getirtmişti. Belki de bunun bir sebebi vardı. Bazı zor soruların merkezinde kozmetik cerrahi olacaktı.

Bashir : Bir süre önce konuşurken, ergenlik dönemini nasıl geçirdiğini anlatmıştın. Çok kötü bir dönem yaşadın. Ve ben o dönemdeki bazı resimlerine baktım. Ve bir çok noktan vardı.

Jackson : Evet.

Bashir : Kullandığın şeylerden bir tanesi kesinlikle görüntünü değiştirmek. Fiziksel olarak değiştin değil mi? Eski fotoğrafların, onları gördüm-

Jackson : Onun adı ergenlik, büyüme ve değişme.

Bashir : Evet ama yüzünün şekli bile değişmiş.

Jackson : Hayır, değişmedi, yüzümde burnum hariç hiçbir yerde plastik cerrahi yok. O da nefes almama yardımcı oldu böylece daha yüksek oktavlara çıkabildim.

Bashir : Ama Michael, dürüstçe sadece bir ameliyat mı geçirdiğini söylüyorsun?

Jackson : İki

Bashir : İki ameliyat geçirdin.

Jackson : Hatırlayabildiğim kadarıyla. Evet sadece iki tane.

Bashir : Eğer ergenlik dönemi resimlerine bakarsak-

Jackson : Evet, ben değiştim, insanlar değişir.

Bashir : Ama hatta Thriller albümünü çıkarttıktan sonra bile, dudakların o zamana göre şimdi çok farklı.

Jackson : Hayır!

Bashir : Ama farklı görünüyorlar.

Jackson : Hayır özür dilerim.

Bashir : Öyle düşünmüyor musun?

Jackson : Hayır.

Bashir : Ama bilirsin, cidden bakıldığında, anlayabilirim-

Jackson : Ben dudaklarımdan memnunum.

Bashir : Dudakları boşver şimdi-

Jackson : Hollywood’daki herkes estetik ameliyat yaptırıyor. Plastik cerrahi Michael Jackson için icat edilmedi.

Bashir : Hayır, ben de öyle demiyorum. Ama söylemek istediğim, bazen insanlar ileri gider. Bazen, eğer çok paraları varsa, ve imkanları varsa, “evet birşeyler yapacağım” diye düşünürler. Özellikle de senin çocukluğun düşünüldüğünde. Konuştuğumuz sırada senin için ne kadar zor olduğunu anlamıştım bir çocuk olarak ne kadar mutsuz olduğunu. Bir ergen olarak görünümünden ne kadar mutsuz olduğunu. Bana neverland’da babanın seni aşağıladığını söyledin, Las Vegas’ta babanın burnunla ilgili konuştuğunu söyledin.

Jackson : Evet.

Bashir : Ve ben de neden görünümünü değiştirmek istediğini anlıyorum. Çok mantıklı. Ben de istemezdim-

Jackson : Sadece o, sadece burun. Hep diyorlar ki “neden sürekli değişiyorsun?” bu doğru değil. Sadece burnum.

Bashir : Yüzün şeklinin de farklı olmasına rağmen?

Jackson : Çünkü ben değiştim.

Bashir : Nasıl değiştin?

Jackson : küçük bir çocuktum.

Bashir : Hayır ben senin 20’li yaşlarda olduğun resimlerden bahsediyorum.

Jackson : Değişiyordum. Sana gerçeği söylüyorum. Yüzüme hiçbir şey yapmadım.

Bashir : Dürüstçe?

Jackson : Dürüstçe!

Ayrıldık, ama kısa bir süre için. Sırada çocuklarla ilgili endişelerim vardı.

Bashir : bir gün Prince ile konuşurken, bana annesi olmadığını söyledi.

Jackson : Annesi olmadığını söyledi öyle mi!

Bashir : Evet. “Prince, annen nerde?” diye sordum, o da bana “benim annem yok” dedi.

Jackson : Bu doğru.

Bashir : Bunu ona sen mi söyledin?

Jackson : Hayır.

Bashir : Sence “annem yok” derken ne demek istedi?

Jackson : Dediği gibi, annesi olmadığını.

Bashir : Peki sen çocuklarının bir anne ile bağlantılı olmalarından faydalanacaklarını düşünmüyor musun?

Jackson : Hayır çünkü o- gizli bilgi, bununla baş edemez.

Bashir : Kendi çocukları ile baş edemez mi?

Jackson : Onların kendi yanında olmaktansa benim yanımda olmalarını tercih eder.

Bashir : Onunla evlendiğinde çocuklarla ilişkisi olmasını istemediğini biliyor muydun?

Jackson : Evet bunu benim için yaptı. Benim için yaptı.

Bashir :Peki öyleyse sadece anlamam için-

Jackson : Ve o çok iyi bir insan aynı zamanda.

Bashir : Michael Jackson’un çocukları çok sevdiğini biliyordu.

Jackson : Evet.

Bashir : Ve Michael Jackson’un çocuk istediğini biliyordu.

Jackson : Evet. Benim baba olmaya ihtiyacım olduğunu söyledi.

Bashir : Senin baba olman gerektiğini söyledi. Onun anne olması gerektiğinden daha fazla mı?

Jackson : Evet ve bana hediye olarak bunu yapmak istedi.

Bashir : Hediye olarak mı?

Jackson : Evet

Bashir : Ne demek istiyorsun?

Jackson : Bir hediye. Elimde oyuncak bebeklerle geziyordum.

Bashir : Gerçekten mi?

Jackson : Evet, çocuk sahibi olmayı çok istedim.

Bashir : Az önce dedin ki, karın sana hediye olarak iki çocuk verdi, çünkü baba olmak istediğini biliyordu.

Jackson : Evet, çok güzel bir jest.

Bashir : Bu çok muhteşem bir jest.

Jackson : Evet. Vekil anneler var ve bunu her gün yapıyorlar. Dünyada her gün oluyor. Hatta şu anda bile.

Bashir : Örtü de bu şekilde mi doğdu?

Jackson : Vekil bir anne kullandım, kendi sperm hücrelerimle. Diğer çocuklarımda da kendi spermlerim var. Onlar benim çocuklarım. Ama vekil bir anne kullandım. O beni bilmiyor, ben de onu. Ve böylece o doğdu.

Bashir : Sadece meraktan soruyorum, anneyi neye göre seçiyorsun?

Jackson : Sağlıklı olduğu sürece bence sorun yok. Irkı hiç önemli değil. Sadece dedim ki “sağlıklı olduğu sürece ve şey yoksa-bilirsin, görüşü iyi ise, ve zeka seviyesi yüksek ise, ne kadar zeki olduğunu bilmek isterim”.

Bashir : Siyah bir anneyi vekili olarak kullanıp bir çocuk sahibi olur muydun?

Jackson : Tabi ki!

Bashir : Ama ben Örtü’yü gördüm ve sanırım annesi beyaz.

Jackson : Hayır, yanılıyorsun.

Bashir : Yanılıyor muyum? Gerçekten mi?

Jackson : Evet.

Bashir : Öyleyse Örtü’nün annesi zenci!

Jackson : Evet.

Bashir : Ama Örtü çok beyaz.

Jackson : Siyah insanlara renkli insanlar da denir çünkü birçok renkte geliriz, elim kadar beyazdan, gömleğin kadar siyaha kadar. Babamın gözleri maviydi. Ve Paris’i gördüklerinde Debbie’yi düşünüyorlar ama benim babam da olabilir.

Bashir : Gerçekten mi?

Jackson : Elbette.

Bashir : Peki sonraki çocuk ne zaman?

Jackson : Keşke bu gün olabilseydi.

Bashir : Gerçekten mi?

Jackson : Her kıtadan iki çocuk evlat edinmeyi düşünüyordum.

Bashir : Gerçekten mi?

Jackson : Evet, Bir kız ve bir erkek.

Bashir : Tüm kıtalardan?

Jackson : Tüm kıtalardan. Bu benim hayalim.

Ve son olarak Neverland’da 12 yaşındaki Gavin ile tanışmamıza geldik. Bunu kesinlikle son sekiz aydaki en rahatsız edici an olarak hatırlıyorum.

Bashir : Çocuklar hakkında konuşuyorken, Gavin’le tanıştık. Ve onunla tanışmak büyük bir şanstı çünkü hayatı acılarla geçmiş.

Jackson : Evet

Bashir : Gavin oradayken senin yatak odanı paylaştığından bahsettin.

Jackson : Evet.

Bashir : İnsanların neden bu konuda endişelenebileceğini anlayabiliyor musun?

Jackson : Çünkü cahiller.

Bashir : Ama sence de 44 yaşındaki bir kişinin kendisi ile hiç alakası olmayan bir çocukla yatağını paylaşması doğru mu?

Jackson : Bu çok güzel bir şey.

Bashir : Bu endişelenilecek bir şey değil mi?

Jackson : Neden endişeleneyim? Suçlu kim? Odadaki Karındeşen Jack kim?bir çocuğa yardım etmek isteyen adam mı? Ben yerde uyku tulumunda yatıyorum, ona yatağımı verdim, çünkü onun star adında bir kardeşi var. O ve Star yatağı aldı. Ve ben de yerde uyku tulumunda yattım.

Bashir : Hiç onlarla aynı yatakta yattın mı?

Jackson : Hayır ama birçok çocukla aynı yatakta yattım. Hepsiyle yatakta yattım. Macaulay Culkin küçükken, Kieren Culkin bir tarafta, Macaulay Culkin bir tarafta yatardı. O burada, kardeşi orada, ve biz yatağa girerdik. Ve sabah alacakaranlıkta uyanır, Balona binerdik ve-

Bashir : Bu doğru mu Michael?

Jackson : Çok doğru, çok sevgi dolu. Dünyanın ihtiyacı olan şey bu. Daha fazla sevgi.

Bashir : Dünyanın 44 yaşında, bir çocukla aynı yatakta yatan birine mi ihtiyacı var?

Jackson : Hayır, yanlış anlıyorsun.

Bashir : Anlat bana, bana yardım et.

Jackson : Bir sevgiyi paylaşmanın nesi yanlış? Sen kendi çocuklarınla ya da sevgiye ihtiyacı olan, güzel çocukluk geçiremeyen bir çocukla aynı yatakta yatmaz mısın?

Bashir : Hayır, yatman. Hayal bile kurmam-

Jackson : Çünkü duygusal olarak benim olduğum yerde değilsin.

Bashir : “kızımın arkadaşlarını ya da oğlumun arkadaşlarını davet ettim ve onlar bu gece benimle uyuyacak “ deseydim sence insanlar ne düşünürlerdi?

Jackson : Sadece iyi.

Bashir : Aileleri sence ne derdi?

Jackson : Eğer kaçıklarsa hayır derlerdi ama eğer aileye yakınsan, iyi tanıyorsan-

Bashir : Michael, ben çocuklarımın kimsenin yatağında yatmasını istemem.

Jackson : Ben eğer kişiyi iyi tanıyorsam önemsemem. Berry Gibb’e oldukça yakınım. Prince ve Paris istedikleri zaman onunla kalabilir. Benim çocuklarım her zaman başkaları ile yatıyorlar.

Bashir :Ve sen bundan mutlusun.

Jackson : Bence sorun yok. Onlar dürüst, tatlı insanlar. Onlar Karındeşen Jack değiller.

Bashir : Sanırım birçok insan için sorun 1993’te olanlar, ya da olmayanlar!

Jackson : Olmayanlar.

Bashir : Sadece o zamana geri git. Sana karşı yapılan suçlamaları ilk duyduğunda nasıl bir duyguydu?

Jackson : Şok ediciydi ama kanunen bu konu hakkında konuşamam.

Bashir : Peki söylenenler hakkında neler hissettin? Sana ne söylendiğini sormuyorum.

Jackson : Şok olmuştum çünkü Tanrı kalbimin içini ve çocukları ne kadar sevdiğimi biliyor.

Bashir : Zaten sorun da bu değil mi? Çocukları yatağına davet ettiğinde ne olacağını bilemezsin.

Jackson : Yatak dediğinde bunu cinsel bir şey olduğunu sanıyorsun. Bunu onlar cinsel yapıyor. Biz uyuyoruz. Onları yatırıyorum, müzik açıyoruz, ben bir kitap okuyorum, şömine ile çok tatlı bir ortam oluyor. Sıcak süt veriyorum, ve kurabiyeler. Bu çok asilce. Çok tatlı. Bu tüm dünyanın yapması gereken bir şey.

Bashir : Ama hapse girmemenin sebebi çocuğun ailesi ile maddi bir anlaşmaya varmış olman.

Jackson : Evet. Bunun da TV’de O.J. davası gibi sürmesini istemedim. Doğru değildi. Sadece dedim ki “bunu bitirelim, siz kendi yaşantınıza devam edin ben de benimkine. Yeterince uğraştım.”

Ona daha fazla soru sordum. Ama onun imzaladığı gizlilik anlaşması gereği ekrana getiremiyoruz. Sorularım onu oldukça üzdü.

Jackson : İnsanlar artık anneleriyle ya da babalarıyla sofraya bile oturmuyor. Aile bağı koptu. Dinle, ben okula tabanca ile giden çocuklara dikkat çekmek istiyorum. Onlar sevgi istiyor. Dokunulmak istiyorlar, sarılınmak istiyorlar. Ama onlar işleriyle meşgul. Onları evde bilgisayarın başında bırakıyorlar, her çeşit çılgınlığı yapıyorlar. Dünyamızı bu yok ediyor. Tekrar birleşmeliyiz. Bu çok önemli Martin!

Bashir : Bu neden senin için çok önemli?

Jackson : onların acısına çok duyarlıyım ve aileye önem veriyorum. Bu benim için çok şey ifade ediyor. Ve ben insanlara yardım etmek istiyorum. Onlara yardım etmek için ne yapabilirsem. Daha önce söylediğim ve milyonlarca kez tekrarladığım gibi: “Eğer bu dünyada hiç çocuk kalmasaydı, birisi çıkıp tüm çocukların öldüğünü anons etseydi, Balkondan aşağı atlardım, hemen. Ben biterdim. Biterdim”.

Ve böylece Michael Jackson’u bıraktım, o da Neverland’a dönmek için hazırlanıyordu. Fark ettim ki Neverland sadece Los Angeles’e yakın bir ev değil, Michael Jackson’un dünyası. Her nerede olursa olsun. Öyle bir yer ki inanılmaz zenginliği ona ne isterse, ne zaman isterse, ve nasıl isterse istesin sahip olma şansını veriyor. Kendi yarattığı ve çocukluktan beri içinde yaşadığı bir dünya.

Michael Jackson Hayranlari Internet Grubu MJTurkFan’in Hediyesidir.

http://www.mjturkfan.com